View high resolution
Albert Bierstadt - Cloudy Study, Moonlight (ca. 1860)
(Source: colourthysoul, via iamjapanese)
View high resolution
Albert Bierstadt - Cloudy Study, Moonlight (ca. 1860)
(Source: colourthysoul, via iamjapanese)
(…) ama biz
kimsesiz dar sokaklarda ayın
kutsal bir kâse yarattığını gördük boş tenekelerden (…)Hard Crane-Chaplinesque
(…) Nihayet akşam oldu. Karanlık bastı. Karşı karşıya oturmuş iki insan, artık yüzlerimizi görmüyor, yalnız seslerimiz duyuyorduk. Birden, arkamızda garip bir fısıltıyı…
… Unutkan körler,
Uzatarak gökyüzüne değneklerini,
Gösterirler gösterilmeyeni. Yoktur ki!
[ Oktay Rıfat ] [ Güneşin Kuşları ]
Bak! Sürükleniyorum! Onlardan daha şaşkın,
Diyorum : Ne arıyor bütün bu körler Gök’te?
[ Charles Baudelaire ] [ Körler ]
Ele geçirmemiz imkansız olan şeyin peşini, aradığımız o şeyi bulmaya layık bir kişi durumuna yükselebilmek için bırakmıyoruz. Ömrümüzde hasretini çektiğimiz şeye asla kavuşamayacağız bu kesin; ama ömrümüzü o şekilde sürdüreceğiz ki her aşamada aramaya göze aldığımız şeyi hak eden biz olacağız.
[ İsmet Özel ] [ Henry Sen Neden Buradasın]
Bize biz insanlara bu çatışma sırasında düşen ne idi? Ya hak etse de, etmese de kazananlar safında yer alacaktık veya kazansa da, kaybetse de talip olduğu şeyi hak etmişlerin teşkil ettiği cepheye dahil olacaktık. Ellerimiz ve beynimiz birlikte bir şeyin cereyanına iştirak edecekti. Ahlâki tercihimiz ömrümüzü dünya hayatında hangi bilginin uğruna sarf edeceğimizi de tayin edecekti.
[ İsmet Özel ] [ İlmin Ümmeti Ümmetin Alimini Çağırır ]
View high resolution
James Abbott McNeill Whistler - Nocturne in Black and Gold: The Falling Rocket, 1875 - oil on wood
(Source: likeafieldmouse, via cavetocanvas)
Ich will auch keinen Brief mehr schreiben. Wozu soll ich jemandem sagen, daß ich mich verändere, bleibe ich ja doch nicht der, der ich war, und bin ich etwas anderes als bisher, so ist klar, daß ich keine Bekannten habe. Und an fremde Leute, an Leute, die mich nicht kennen, kann ich unmöglich schreiben.
[ die aufzeichnungen des malte laurids brigge] [ rainer maria rilke ]
We die to each other daily.
What we know of other people
Is only our memory of the moments
During which we knew them. And they have changed since then.
To pretend that they and we are the same
Is a useful and convenient social convention
Which must sometimes broken. We must also remember
That at every meeting we are meeting a stranger.
[ the cocktail party ] [ t.s. eliot ]
Ben o kadınla yattım mı, kör olayım bilmiyorum
İnanın yattımsa
Ama bilmiyorum.
[ Edip Cansever ] [ Umutsuzlar Parkı ]
Kadınlarla yattığım yetse ya
Bir de kadınlarla yattığıma inanmam gerekiyor
Hoşlanmıyorum
[ Turgut Uyar ] [ Kan Uyku ]