Pina Bausch, Blaubart (performance), 1977
Ben o kadınla yattım mı, kör olayım bilmiyorum
İnanın yattımsa
Ama bilmiyorum.
[ Edip Cansever ] [ Umutsuzlar Parkı ]
Kadınlarla yattığım yetse ya
Bir de kadınlarla yattığıma inanmam gerekiyor
Hoşlanmıyorum
[ Turgut Uyar ] [ Kan Uyku ]
(Source: b-c-d, via rrosehobart)
meyvelerde bir şeyler birikir yemesek düşüneceğiz
düşünsek bulacağız akşama doğru birlikte
[ Uçaklar, uzaklar ] [ Ahmet Murat ]
Ve toprağın meyvelerde sona erdiğini görebilen kişiyi,
Hiç sarsmaz başarısızlık, yitmiş olsa da herşey.
[ Geri Verin Onlara… ] [ Rene Char ]
Yasa mı? Kimin için? Neyi berkitir yasa?
İster gözünü oğuştur, istersen tetiği çek
idam mangasındasın içinde yasa varsa.
Girmem, girmedim mangalara
Yer etmedi adalet duygusu
içimde benim
çünkü ben
ömrümce adle boyun eğdim.
[ İsmet Özel ] [ Sebeb-i Telif ]
Kafirlere göre kainatta değilse bile yeryüzünde bir düzenleyici aranacak olura bu ancak insanoğludur. Öyleyse o da bu görevi üzerine almalı, hakkıyla yerine getirmelidir. Gerçi kafir her zaman ferde bağlı bir düzen koyuculuk iddiasında değildir, birçok insanın iradelerinin yeryüzünde insanın ölçülerine uygun ve isteklerine boyun eğen bir düzen sağlayabileceğini de kabul ederler. Geçmişteki bütün medeniyetler kanun koyucuğu insana ve insanlara yükleyerek kurulmuş ve büyümüşlerdir. Yıkıma uğrayışları da aynı sebebten olmuştur.
[ İsmet Özel ] [ Neredeyizim ]
İnsan duyar yerin dile gelmiş sükutunu;
Bir başka musikiye geçiş farzeder bunu;
[ Sonbahar ] [ Yahya Kemal ]
….. Esip geleni duy sen,
suskudan oluşmuş aralıksız bildiriyi.
İşte genç ölülerden çağlıyor sana şimdi.
-
….. Aber das Wehende höre,
die ununterbrochene Nachricht, die aus Stille sich bildet.
Es rauscht jetzt von jenen jungen Toten zu dir.
[ Duineser Elegien ] [ Rainer Maria Rilke ] [ çev: Can Alkor ]
Aşk gövdesini değiştirir kadının da, erkeğin de. Ülkü olmaktan çıkmış, kaynak olmaya dönmüştür. Tuhaf bir yaklaşımdır bu: Aşk halindeki kişi kendi gövdesini de sevmeye başlar. Seyiren damar, yer ve yön değiştiren kan, kurulup çözülüp kurulan zemberek yepyeni, özel tikler oluşturarak benimsetir onu.
[ karpuz çekirdeği: aşk üzerine marazi bir deneme ] [ enis batur ]
biterim gövdeme, birlikteyken o, senin
gövdenle. Bu öyle yepyeni bir şey ki.
Kaslar daha iyi ve sinirler daha da.
-
i like my body when it is with your
body. It is so quite new a thing.
Muscles better and nerves more.
[ i like my body when it is with your ] [ e. e. cummings ]