kitap / bitap
çok fazla okuma sadece gösterişli bir cahil yaratır. hiçbir çağda günümüzde olduğu kadar çok okuma olmadı ve yine de hiç bundan daha az öğrenme olmadı dünyada…;
bunca kitap bizi dünyanın kitabını ihmal etmeye sevk ediyor; halbuki bunca kitabı okusak bile her birimiz sadece kendi sayfamıza bağlı kalıyoruz
[emile / jean-jacques rousseau ]
aslında yalnız kitap açıp kapayan bir bilgin sonunda kendiliğinden düşünme yetisini iyiden iyiye yitirir. Kitap karıştırmıyorsa düşünmez de. düşünürken bir uyarıma (okunmuş bir düşünceye) cevap verir- yalnız tepki gösterir artık. Bilgin bütün gücünü evet ve hayır demeye, çoktan düşünülmüş olanları eleştirmeye harcar, -kendisi düşünmez olur… kendini savunma içgüdüsü bozulmuştur onda; başka türlü olsa, kitaplara karşı kendini savunurdu. Bilgin demek decadent demek. Gözümle gördüm bunu ; yetenekli, verimli, özgür yaradılışlar daha otuz yaşlarında okumaktan çökmüşler, kibrit gibiler artık; kıvılcım “düşünce” verebilmeleri için sürtmek gerek.- daha sabahın köründe, insan dinçken, gücünün kuvvetinin şafağındayken, bir kitap açmak- ayıp derim buna!
[ecce homo / nietzsche ]
dolayısıyla çok okumanın zihni her türlü esneklikten yoksun kılmasının nedeni budur; bu tıpkı bir çelik yayı sürekli tazyik altında tutmak gibidir. eğer bir insan düşünmek istemezse bunun en güvenli yolu her ne zaman yapacak bir şeyi olmasa eline bir kitap almaktan geçer.
[ parerga und paralipomena / schopenhauer ]